TAYYİP'E SORALIM;

 


 

RUS UÇAĞI YALNIZCA HAVA SAHAMIZI İHLAL ETTİĞİ İÇİN

 


 

DÜŞÜRÜLÜYOR. YUNANİSTAN 16 ADAMIZI İŞGAL ETMİŞ NEDEN

 


 

SUSUYORSUN? DÜNYA SÖMÜRÜ DÜZENİ BÖYLE Mİ İSTİYOR?

 


 

 YOKSA DÜNYA SÖMÜRÜ DÜZENİ İÇİN Mİ YAŞIYORSUN?


 

HİÇ NİHAT

buyuksu@hotmail hesabı bize ait bir hesap değildir!


BEN HAKLIYIM BEN KAZANACAĞIM! ZİBİDİLER!


BİR ARAKADAŞIM ANLATMIŞTI. KENDİSİNİN, ABİSİNİN KARISINA SARKINTILIK ETTİĞİNİ SÖYLEMİŞLER VE BU SÖYLEM TOPLUM TARAFINDAN KABUL GÖRMÜŞ. ÇOCUK HALA "BUNU YAPAN OR.SPU ÇOCUĞUDUR DİYOR!". BELKİ BAZI OYUNLAR İÇİN ALT YAPI HAZIRLIĞI OLABİLİR BU... BELKİ DE YAPILACAK PLANLARA HAKLILIK KAZANDIRMA... KİM BİLİR?

---------------------------

---------------------------

ATİLA EFENDİ; MİDEM BULANDI. IQ GÖSTERGEN, ALGILAMAN İLE TERS ORANTILI GÖRÜNÜYOR! BU DA İNSANI ZAVALLI YAPIYOR! YANİ BEYİN FONKSİYONLARIN YALNIZCA KURNAZLIK İÇİN DEVREYE GİRİYOR! BELLİ Kİ; 'DOKTOR SANA NE YERSE YESİN' DEMİŞ!


HANİ HEP SÖYLÜYORUM. HİÇ NİHAT BİR TAKIM KAĞIT PARÇALARI İLE GEZEREK KENDİSİNE GÖRE İNSANLARI BİLGİLENDİRİYORMUŞ! BUNUN BİR KUMPAS OLDUĞUNU VE DAMAT SEZAİ'NİN DE BU KUMPASIN BİR PARÇASI OLDUĞUNU DA BUGÜN İLK DEFA AÇIKLIYORUM. ANCAK DAMAT SEZAİ PERDE ARKASINDA İDİ. HİÇ NİHAT İLE DAMAT SEZAİ'NİN NEDEN BİRİBİRLERİNİ BU KADAR DESTEKLEDİĞİ ŞİMDİ DAHA İYİ ANLAŞILDI MI? ANLAYAN ANLAR, ANLAMAYAN DA ANLAMAZ! BABADAN KALAN HAKLARIMDAN OLAN NAKİT PARAMI BANA NEDEN VERMEDİKLERİ DE DAHA İYİ ANLAŞILDI MI? ŞİMDİ DE ANNEDEN GELEN NAKİT PARA HENÜZ DAHA VERİLMEDİ! BEKLEMEDEYİZ! BAKALIM ALABİLECEK MİYİZ? BİR DE SAMİ DENEN BİR VATANDAŞ VARDI, GEBERDİ GİTTİ! 

İŞTE BU ZİBİDİLER KENDİLERİNİ CENNETİN ÇOCUKLARI OLARAK GÖRÜYORLAR VE HALKA İSE CEHENNEM ZEBANİLİĞİ YAPIYORLAR! CENNET VE CEHENNEMİ BİR BAŞKA YERDE ARAMAYIN. CENNET VE CEHENNEM BİR TAKIM APTALLAR TARAFINDAN İŞTE BU BİÇİMDE ORTAYA ÇIKARILIYOR!  

 

8 NİSAN'DA YAPILAN CHP MİTİNGİNDE BİR SAHLEP-İN İÇİNE KONULAN BÜYÜ İNSANLARIN KAFASINI KARIŞTIRDI. AMAÇ BÜYÜ İLE İNSANLARA KAFA OKUTABİLMEKTİ. HADİ BÜYÜ OLMADAN KAFA OKUYUN! İŞİN ASLI BÜYÜ OLMADAN KAFA OKUYABİLMEK! ENSEDEN KAFA DAHA İYİ OKUNABİLİNİYORMUŞ YOK YÜZÜNE BAKARAK KAFA OKUNACAKMIŞ! HOCA YAPTIĞI BÜYÜ İLE İNSANLARI İSTEDİĞİ YERE GETİRİYOR! İŞTE İNSANLAR BU KADAR ZAVALLI! O BÜYÜYÜ BARDAĞIN İÇİNE KOYAN KİŞİ ONUN BÜYÜ OLDUĞUNU BİLMİYOR MU? İNSANLARI YANLIŞA DÜŞÜRECEĞİNİ BİLMİYOR MU? BİLİYOR! AMAÇ BİRİLERİNE YALAKALIK YAPMAK! İNSANLARIN ARASINI SOĞUTMAK! İSİM VEREYİM Mİ? BU POKU YİYEN BİR GAZETECİ! HİÇ NİHAT'IN İTİ DİYE BİLİNİR! HEM BU POKU YİYOR HEM DE HİÇ BİR ŞEYDEN HABERİ YOKMUŞ GİBİ DAVRANIYOR! TÜRKİYE NE HALLERE GELDİ. FATİH İSTANBUL'U FETH EDERKEN AYASOFYA'DA PAPAZLAR "MELEKLER DİŞİ Mİ? ERKEK Mİ?" TARTIŞMASINI YAPIYORLARMIŞ! VAY KAFAYI ENSEDEN OKUYACAKSIN, VAY YÜZÜNE BAKARAK OKUYACAKSIN DİYENLER İLE BU PAPAZLARDAN HİÇBİR FARKLARI YOK! 

---------------------------

 

---------------------------

ATİLA EFENDİ'NİN YAPTIĞI YANLIŞI BİR BAŞKASI MI ÜSTLENMİŞ?! ANORMAL BİR DURUM YOK. CENNETİN ÇOCUKLARI SÜREKLİ HAKLI ÇIKMALILAR! YOKSA BENİM GİBİ ONLARI HİÇ KİMSE KAİLE ALMAYACAKLARDIR! BEN HİÇ BİR ZAMAN ONLARI KAİLE ALMIYORUM ZATEN! 

10 GÜN SONRA BİR ŞEY DAHA YAZACAĞIM! 

NE FATMA HACİOĞLU NE DE DAMAT SEZAİ BENİM ADIMA HİÇ KİMSEDEN RİCACI OLMA HAKKINA SAHİP DEĞİLLERDİR! ÜSTELİK BENİM BİLGİM OLMADAN! BENİMLE İLGİLİ İŞLERDE ÖZELLİKLE DEVREYE GİRERLER Kİ O İŞİ BOZABİLSİNLER! HER NEYSE BEN HEP SÖYLÜYORUM!

 

BEN HAKLIYIM BEN KAZANACAĞIM! 

BU ZİBİDİLER BENİMLE İLGİLİ HER KONUDA NEDEN DEVREYE GİRERLER? ÇÜNKÜ G.TLERİNDEN KORKUYORLAR! TEKRAR YAZIYORUM;

BEN HAKLIYIM, BEN KAZANACAĞIM!

 

HİÇ NİHAT BİR TAKIM KAĞIT PARÇALARI İLE DOLAŞIYORMUŞ!  İÇERİĞİNİ BİLİYORUM UMURUMDA DEĞİL! ÇÜNKÜ BU BİR KUMPAS! GÜNÜ GELDİĞİNDE O KAĞIT PARÇALARI RULO YAPILACAK BİR TARAFINA KONULACAKTIR! İŞTE BU YÜZDENDİR Kİ YANİ GÜNÜ GELDİĞİNDE O KAĞIT PARÇALARI RULO YAPILIP BİR TARAFLARINA KONULACAĞI İÇİN HER YERDE PEŞİMDEN GEZMEK ZORUNDALAR! 

BUGÜN BELKİ ONLARIN GÜNÜ AMA YARINLAR BENİM OLACAK!

--------------------------

HİÇ NİHAT'I ARTIK KAALE ALMIYORUM DEMİŞTİM! İZMİR'DE BİR EKÜRİSİ VAR! ATİLA EFENDİ! ATİLA EFENDİ'YE DİYORUM Kİ; BEN ARABAMA OROSPU ALMAM! AMA BENİM KIZ ARKADAŞLARIM ARABAMA BİNER! AMA ONLAR İÇİN TEK KELİME EDENİN ANASINI, AVRADINI, KIZINI, KIZKARDEŞİNİ, GELİNİNİ... BURGULAYA BURGULAYA BÜKERİM! ARABASINA OROSPU ALANLAR KENDİLERİ DÜŞÜNSÜNLER! ONLARA PEZEVENK DERLER. DİLİN KEMİĞİ VAR MI?! DİLİNİ TUTAMIYOSUN ATİLA EFENDİ! HADDİNİ BİLMEYENE HADDİNİ BİLDİRİRLER! KİMLİĞİN HER NE OLURSA OLSUN ERKEK OROSPULUĞUNUN ALEMİ YOK! YÜZÜME KARŞI KONUŞAMIYORSAN, SENİN KİMLİĞİNE YAZIK! ADAM OLAN ADAM İNSANIN YÜZÜNE KONUŞUR! İZMİR'E İŞ GÖRÜŞMESİ YAPMAYA GİTTİM! İZMİR SENDEN Mİ SORULUYOR? NERENE  BATTIM? O BODRUM'DAKİ İTİN VAR YA SENİ ÇOK BÜYÜK YANLIŞA DÜŞÜRDÜ! AMA SENİN KİMLİĞİNDE OLAN BİRİ BU TÜR YANLIŞLARA DÜŞMEMELİ! EĞER DÜŞÜYORSA HEMEN BULUNDUĞU KONUMU BIRAKMALI! ÇÜNKÜ BAŞKALARINA DA AYNI YANLIŞI YAPABİLİRSİN! O KONUM İNSANLARA ÖRNEK OLUNACAK BİR KONUM! BUNU BİR DEĞERLENDİR! BAK ATİLA EFENDİ HALA SANA YARDIMCI OLMAYA ÇALIŞLIYORUM FARKINDAYSAN!

HERKES BURNUNDAN NEZLE OLUR, SEN VE SENİN GİBİLER AĞIZ NEZLESİ OLMUŞSUNUZ! BİR TÜRLÜ AĞIZ İFRAZATINIZI OLMASI GEREKEN BİÇİMDE ATAMIYORSUNUZ!

YALAN MI SÖYLÜYOR MUŞUM? BAŞKA SÖYLEYECEK HİÇBİR SÖZÜNÜZ YOK ÇÜNKÜ...  DEVLETİN SEÇTİKLERİ KİŞİLER BU KADAR AŞAĞILIK ÇIKARLAR İSE MİLLET İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ KOŞULLARI YAŞAMAK ZORUNDA KALIR! AMA ONLAR CENNETİN ÇOCUKLARI OLDUĞU İÇİN, HALK FAKRU ZARURET İÇİNDE KALMIŞ OLSA BİLE ONLAR ŞAŞALI YAŞAMLARINA DEVAM EDER! BUNLARIN HALA ATATÜRK İSMİNİ AĞIZLARINA ALMALARINA ŞAŞIRIYORUM! ASLINDA ŞAŞIRMAMAM GEREKİR! ÇÜNKÜ BUNLAR ÜLKENİN EN AŞAĞILIK YARATIKLARI...

ÖNYARGILARLA SİRAYET ETMENİN SONUÇLARI BÖYLE BİR ŞEY OLSA GEREK!

-------------------------

                


HİÇ NİHAT'I ARTIK KAİLE ALMIYORUM! BUNUN ARDINDAN KONUŞTURMAK İÇİN İYİ BİR DEDİKODU BOMBARDIMANI GELECEKTİR AMA NAFİLE... ZAVALLI


HİÇ NİHAT'IN DA DAHİL OLDUĞU ZİBİDİ TAKIMININ YAPMIŞ OLDUĞU DEDİKODULAR SONUCUNDA HİÇ KİMSE İLE PAPAZ OLMAYACAĞIM. PAPAZ OLMAK İSTEYENİN KENDİ SORUNUDUR! ÇÜNKÜ BEN DEDİKODU YAPMAM! DEDİKODU YAPMAK ACİZLİKTİR! 

BEN BİR YERE GİDECEKSEM KENDİ ALMIŞ OLDUĞUM KARAR İLE GİDERİM YA DA GİTMEM! YANİ KARARLARIMI KENDİM ALIRIM! ZİBİDİ TAKIMI!           İNSANIN ŞİRAZESİ BİR KERE BOZULMAYAGÖRSÜN! UTANMAZ ADAM OLUP ÇIKIYOR! AVENELERİ DE ŞAKŞAKÇILIĞI OYNUYOR! ZAVALLILAR!

VE AVENELERİ

BİSEKSÜEL HİÇ NİHAT VE TARİKATINA CEVAP VERMEYECEĞİM! YALNIZCA KARISINI VE KIZINI GÖNDERSİN... SONRA DA YALDIZLI YALDIZLI DOLAŞSIN!

 

Bir yerlere büyüler gönderen zibidiler en aşağılık insanlardır, HİÇ NİHAT! Ne pok yersen ye o büyüler senin bi tarafında patlayacak! 

Artık çıkış noktan kalmadığı için bütün umutların büyülere bağlı! Aşağılık! 

Eğer insanlar GİZLİ İLİMLER Kitaplarını araştırıp bulup okurlar ise ne demek istediğimi daha iyi algılayabileceklerdir. Yakında kafayı tırlatabilir Hiç Nihat...

Bolu'dan, Bodrum'a büyü gönderilir mi? Hiç Nihat gönderir! Başka çıkarı yok! Mesela; çayına, çorbasına, kahvaltısına... bu büyüler karıştırılabilinir. Adı üzerinde büyü. Amaç sonuç almak! Para hokkabaz gibidir. Bazılarının ŞİRAZESİNİ bozar! 

Şimdi söyleyeceği tek bir şey var! 

-Yalan söylüyor diyecektir! Senin küçük beyin hücrelerinle kurmuş olduğun kumpasları yesinler, AŞAĞILIK!

Başka gönderdiği yerler daha var mı?! VAR!


 

 

Haber Arşiv
     
Site İçi Arama
E-Mail Bülteni
Ad, Soyad:
E-Mail:
    
Tavsiye Et
Ad, Soyad:
Gönderen:
Alıcı:
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Diller

"VURULDUK EY HALKIM UNUTMA BİZİ!"


 

Uğur Mumcu'nun Hayatı

22 Ağustos'ta Kırşehir'de doğdu. Tapu kadastro memuru Hakkı Şinasi Bey ile Nadire Hanımın dört çocuğunun üçüncüsü.

1949 - 54

Ankara Ulus'taki Devrim İlkokulunda başladığı ilköğrenimini Bahçelievler'deki Ulubatlı Hasan İlkokulunda tamamladı.

1957 - 61

Ankara Cumhuriyet Ortaokulunu ve Ankara Deneme Lisesini bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi.

1962

Yazmaya öğrencilik yıllarında başladı. Cumhuriyet Gazetesinde yayımlanan "Türk Sosyalizmi" başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülünü aldı.

1963

Fakültede Öğrenci Derneği Başkanı seçildi.

1965

Hukuk Fakültesini bitirdi ve Cemal Reşit Eyüpoğlu'nun yanında bir süre avukatlık yaptı.

1965 - 66

18 Haziran 1965'te "Biz Anayasayı Savunuyoruz. Ya Siz?" başlıklı makalesiyle Yön Dergisinde yazmaya başladı. 27 Mayıs Devriminin özgürlükçü ortamında "İnsanlar sadece konuştuklarından değil sustuklarından da sorumludurlar" diyerek Doğan Avcıoğlu'nun yönetimindeki Yön Dergisinde yazdığı makalelerle bir yandan Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve devrimlerini, tam bağımsız bir Türkiye'yi savundu.

1967

30 Haziran'da "Kitap Toplatmak Anayasaya Aykırıdır" başlıklı yazısıyla Kim Dergisinde yazmaya başladı.18 Ağustos'ta "Anayasa Mahkemesine Saldıranlara: Anayasaya Saygı" başlıklı yazısıyla Akşam Gazetesinde incelemeleri yayımlanmaya başladı.

1968

Dil öğrenmek için İngiltere'ye gitti. Yazılarına oradan devam etti. 25 Şubat'ta Akşam Gazetesindeki inceleme yazılarının sonuncusu yayımlandı.1 Mart'ta Kim Dergisindeki son yazısı, Londra'dan yolladığı "Yeter Artık Beyler" oldu. 25 Mart'tan itibaren aralıklarla Türk Solu Dergisinde yazmaya başladı.

1969

31 Ocak'ta Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Kürsüsü Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı oldu. 15 Temmuz'dan sonra incelemeleri, Milliyet Gazetesinde yayımlanmaya başladı. Asistan olduktan sonra, 13 Kasım'da Ankara Barosu Levhasından kaydını sildirerek avukatlığı bıraktı.

1969 - 71

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi'nde yazıları yayımlandı.

1970

Ant Dergisi ile Cumhuriyet Gazetesinde makale ve incelemeleri yayımlandı. 24 Mart'tan itibaren Devrim Dergisinde yazmaya başladı.

1971

12 Mart'ta gerçekleşen darbenin aydınlara yönelik baskıcı tutumundan o da payına düşeni aldı. 17 Mayıs'ta gözaltına alındı. Ayrıntı "Kitaplarımı İsterim". Bir ay sonra serbest bırakıldı.

12 Temmuz'da Ortam'da yazıları yayımlanmaya başladı. Dergi, 29 Kasım'da çıkan sayısından sonra kanun dışı baskıları protesto etmek amacıyla yayın hayatına son verdi. 27 Ekim'de Devrim Dergisine son kez yazdı.Askerliğini yapmaya hazırlandığı sırada, orduya hakaret etme savıyla tutuklandı. Pek çok aydınla birlikte, Mamak Askeri Cezaevinde bir yıla yakın kalan Uğur Mumcu, açılan davada 7 yıl hapse mahkûm edildi ancak, kararın Yargıtay'ca bozulmasının ardından serbest bırakıldı.

1972

10 Ekim'de serbest bırakılmasının ardından hemen askere alındı.

1973

Tuzla Piyade Okulunda 10 Ocak'a kadar süren üç aylık eğitimden sonra, okul yönetimi tarafından "kötü hal ve düşünce sahibi" diye suçlanarak "er" çıkarıldı ve Patnos'a yollandı.

1974

31 Ocak'ta askerliğini sakıncalı piyade eri olarak, Ağrı'nın Patnos ilçesinde tamamladı. Bu yaşadıklarını "Evet, evet ne olursa olsun, ben Patnos dağlarında halk çocuklarıyla er olarak askerlik yapmayı, emekli olduktan sonra siyasal iktidarın uzattığı yönetim kurullarında, on binlerce lira para alan orgeneral olmaya değişmem!" diyerek, yedek subaylık hakkı ve aylıkları için sadece maddi tazminat isteğiyle açtığı davayı kazandı ve yedek subaylık hakkını elde etti.

Askerlikten sonra üniversitedeki görevinden ayrıldı ve gazeteciliğe profesyonel olarak, 25 Şubat'ta Yeni Ortam Gazetesinde "Anarşist!.." başlıklı yazısıyla başladı.

Yazılarında, hem sorunları dile getirdi hem de hukuka aykırı ve yasadışı uygulamaların üstüne gitti. "Tek bir tahrikçi ajan adı veremezsiniz" diyen Demirel'e "Bir Hikâyemiz Var" başlıklı yazısında, onlarca provokatörün adını belgeleriyle açıklayarak, tüm antilaik, antidemokratik oluşumları uygulamalarıyla belgeledi.
"Sormayalım mı?" yazısı için tıklayınız.

1975

12 Mart'ta "Ayrılırken" başlıklı yazısıyla Yeni Ortam Gazetesinden ayrıldı.

18 Mart'ta "Denklem" yazısıyla Cumhuriyet Gazetesindeki 'Gözlem' başlıklı köşesinde düzenli olarak yazmaya başladı. Aynı zamanda da Anka Ajansında çalışmaktaydı.

Nisan ayında 12 Mart dönemini sergilediği makalelerinden oluşan Suçlular ve Güçlüler kitabı yayımlandı.

Ekim ayında, Anka Ajansında çalışırken Altan Öymen'le birlikte hazırladıkları, Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel'in hayali mobilya ihracatını konu edinen, Mobilya Dosyası adlı kitap yayımlandı. Böylece "hayali ihracat" kavramı kamuoyunun gündemine girmiş oldu.

1976

Mayıs ayında Güldal Homan ile nişanlandı. 19 Temmuz'da evlendiler.

1977

Anka Ajansından ayrılarak Cumhuriyet Gazetesinin kadrolu yazarı oldu.

Terörün toplumu korkuya, karamsarlığa ittiği günlerde, kalemiyle teröre karşı durdu. Taksim'deki 1 Mayıs katliamının ardından, bu olayı ve bu tür olayları irdeleyen yazılar yazdı. Mayıs ayında oğlu Özgür dünyaya geldi.

Sakıncalı Piyade ve Bir Pulsuz Dilekçe kitapları yayımlandı.

1978

12 Mart döneminde yaşadıkları, gülmece ustaları için bulunmaz bir malzemeydi. Kendisi de yazı ve konuşmalarında gülmece öğelerini sık sık kullanırdı. Bu dönemi anlattığı Sakıncalı Piyade adlı yapıtını, Rutkay Aziz ile birlikte, tiyatroya uyarladı. Sakıncalı Piyade Tiyatro ilk olarak Ankara Sanat Tiyatrosu'nca (AST) sahneye kondu ve700 kez sahnelendi.

Aralık'ta, siyasal yaşamda adı duyulan, belli dönemlere damgasını vurmuş birçok ünlünün yaşam öykülerini, siyasal geçmişlerini, bir güldürü zenginliğiyle anlattığı kitabı Büyüklerimiz yayımlandı.

1979

Terörün yeniden tırmandığı, gencecik insanların sokak ortasında kurşunlandığı, kahvelere, evlere bombaların atıldığı bir ortamda, tarihin boş yere tekrar etmesini önlemek ve ders alınmasını sağlamak amacıyla, 12 Mart öncesi ve sonrası gençlik liderlerinin yaşadıklarını kendi ağızlarından yansıttığı ve silahlı eylemlerle bir yere varılamayacağına dikkat çektiği kitabı Çıkmaz Sokak Temmuz ayında yayımlandı.

1980

1980'li yıllar başlarken 70'li ve 60'lı yılları da incelediği, yenilmeyen gücün, halkın örgütlü gücü olduğunu anlattığı yazıları Tüfek İcat Oldu başlığı altında Şubat ayında yayımlandı.

12 Eylül darbesi oldu. "Bundan Sonra".

12 Eylül'ü gerçekleştiren generaller tarafından partilerin, birçok kitle örgütünün kapatılması gibi sorunların yaşandığı bu dönemi ve uygulamalarını eleştirdi.

"Terörsüz Özgürlük"

1981

Kendi deyişiyle, "..terörün silah kaçaklığıyla ilgisini ortaya koymak ve kamuoyunu bu konuda uyarmak..." için yazdığı Silah Kaçakçılığı ve Terör adlı inceleme kitabı Mart ayında yayımlandı.

13 Mayıs'ta Mehmet Ali Ağca, Papayı öldürme girişiminde bulundu. "Yine Ağca" . Daha önce 1979 yılında Abdi İpekçi'nin katili olarak yakalanan Ağca üzerine çalışma ve araştırmalar yapmıştı, Papa olayı sonrasında irdemelerini yoğunlaştırdı.

Haziran ayında kızı Özge doğdu.

"Bu kitap ile yalnızca, parlamento çalışmalarını engelleyen, kürsülerde yurt ve dünya sorunlarının özgürce konuşulmasını engelleyen sorumsuz bir azınlığın sergilediği çirkinlikler eleştiri konusu yapılmıştır." dediği Söz Meclis'ten İçeri'nin ilk baskısı Ekim ayında yapıldı.

1982

Ağca Dosyası kitabının ardından Kasım'da Terörsüz Özgürlük adlı makale derlemesi yayımlandı.

Barış Derneği kapatıldı. Yöneticileri ve üyeleri 141. ve 142. maddelerden suçlanarak tutuklandı. Barış Derneği Davası, 12 Eylül döneminde, Türk aydınlarına karşı topluma göz dağı vermek için açılmış bir davaydı. Mumcu pek çok yazısında bu konuyu ele aldı.

1983

Genel seçimler yapıldı. Birçok politikacının yasaklı olduğu bu dönemde, ekonomik ve toplumsal çarpıklıkları, hukuk dışı uygulamaları gözönüne seren araştırmalar yaptı. "Lozan ve Sevr" yazısı için tıklayınız.

Şubat'ta Ağca ile cezaevinde röportaj yaptı. Bu röportajın NBC'de yayımlanmasını isteyen NBC yöneticilerine, hazırladığı röportajı o sırada kapalı olan gazetesi Cumhuriyet'ten başka bir yerde yayımlamayı düşünmediğini söyledi.

1984

Mart ayında, ülkedeki olumsuzlukların dile getirildiği, yazar Aziz Nesin öncülüğünde bir grup tarafından Cumhurbaşkanlığı ve TBMM Başkanlığına sunulan ancak, Kenan Evren'in imzalayanları "vatan hainliği" ile suçlayarak dava açtığı "Aydınlar dilekçesi"nin hazırlanmasına katıldı.

Sakıncasız adlı oyunu yazdı. Basındaki yozlaşmanın ve döneklerin sergilendiği, 12 Eylül döneminde aydınlara yapılan işkencelerin anlatıldığı oyun, 3 Nisan - 7 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Hodri Meydan Kültür Merkezi'nde ve 10 - 27 Mayıs tarihleri arasında da Ankara Sanat Evi'nde sahnelendi.

Uzun ve yorucu bir araştırmanın ürünü olan Papa-Mafya-Ağca kitabı Haziran ayında yayımlandı.

1985

Haziran'da Liberal Çiftlik ve Devrimci Demokrat adlı kitapları yayımlandı.

Roma'ya gitti. Papa davasında uzman tanık olarak bilgisine başvuruldu.

1986

Mehmet Ali Aybar'la Türkiye İşçi Partisi (TİP) olgusu ve Marksizm üzerine yaptığı Aybar ile Söyleşi kitabı Temmuz ayında yayımlandı.

1987

Şubat'ta, yakın tarihimize ışık tutacağını düşünerek, 27 Mayısçılardan Osman Köksal'ın anı ve mektuplarına yer verdiği kitabı İnkılap Mektupları yayımlandı.

Milliyet Gazetesinden Örsan Öymen ile birlikte, Federal Almanya'da, eski Adana Müftüsü Cemalettin Kaplan ile cemaati önünde görüştü. Bu görüşme, 10 Şubat'ta Cumhuriyet Gazetesinde yayımlandı.

Mayıs ayında araştırmacı gazetecilik açısından büyük bir başarı kabul edilen Rabıta ve Kasım'da da 12 Eylül Adaleti adlı kitapları yayımlandı.

1988

Ağustos ayında Eski Türkiye İşçi Partisi (TİP) Başkanı Behice Boran'la yaptığı söyleşiyi içeren Bir Uzun Yürüyüş yayımlandı. Yine Ağustos ayında, günümüzde de etkinliğini hiç yitirmediği görülen üçlü arasındaki ilişkileri belgeleriyle anlatan yazılarından derlediği Tarikat-Siyaset-Ticaret adlı kitabı yayımlandı.

1989

Özal hükümeti döneminde Milli Savunma Bakanlığına getirilen Ercan Vuralhan, Dışişleri Bakanlığı İdari ve Mali İşler Daire Başkan Yardımcısı iken, diplomatlar ve dış görevdeki personelin güvenliğini sağlamak için aldırılan zırhlı araçlar konusundaki yolsuzluklar üzerine yazılar yazdı.

1990

"Yakın tarihimizin pek aydınlanmayan bir bölümünü oluşturuyor.." diye düşündüğü 40'lı yılların siyasal çerçevesini çizmek ve koşullarını yansıtmak amacıyla yaptığı araştırma çalışmalarını 40'ların Cadı Kazanı adlı kitabında topladı. Ağustos'ta da diğer bir kitabı Kâzım Karabekir Anlatıyor yayımlandı.

1991

Temmuz ayında en önemli araştırmalarından biri olan Kürt-İslam Ayaklanması 1919-1925 yayımlandı.

6 Kasım'da onaylamadığı gelişmeler üzerine, 80 arkadaşı ile birlikte, Cumhuriyet Gazetesinden ayrıldı.

1992

1 Şubat - 3 Mayıs tarihleri arasında Milliyet Gazetesi'nde yazdı. Buradaki yazılarında Kürt sorununu sıklıkla gündeme getirirken yurtdışındaki PKK yayınlarını yakından izledi. 3 Mayıs'ta Milliyet Gazetesindeki son yazısı "Gazeteci" ydi.

Şubat ayında, ilk kez yayımlanan belgelerin yer aldığı Gazi Paşa'ya Suikast adlı kitabı basıldı.

7 Mayıs'ta Cumhuriyet Gazetesi'nde yapılan yönetim değişikliği üzerine yeniden Gazetesine döndü.

Hizbullah, PKK ve kontrgerilla konularını irdeleyen makaleler yazdı.

"Hizbulkontra!.."

1993

13 Ocak'ta İstanbul'da Harp Akademilerinde gazetecilik üzerine bir konferans verdi. Konuşma metni için Gazetecilik.

Öldürülmeden önce, PKK ile Kürt sorunu birbirinden ayırdığı bir bakış açısıyla, konu üzerinde çalışmalar yapmaktaydı.

Detaylı bilgi için son çalışması: Kürt Dosyası

Son yazısı ise "Zeyilname" olmuştur.

24 Ocak 1993

Pazar günü arabasına yerleştirilen bomba ile öldürüldü.

1975 yılında yazdığı "Sesleniş" başlıklı yazısının tam metnini buradan okuyabilirsiniz.

 

https://www.youtube.com/watch?v=A4bq3vNA7ts


Haber tarihi: 22 / 01 / 2019
Haber Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google



Önceki: HAYDEEE! CENNETE 1-2
Sonraki: Akp GELENEĞİ 2




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)


GREENPEACE

   

   KUZEY KUTBU KURTULDU!

http://www.greenpeace.org/turkey/tr/



İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Omnportal

http://www.isteataturk.com